| BASIN DUYURUSU: Fethiye’de 12. yunus tesisi |
| Pazartesi, 15 Mart 2010 00:00 |
|
Fethiye'de kurulması planlanan ülkemizin 12. yunus tesisine karşıyız!
Sualtı AraÅŸtırmaları DerneÄŸi – Deniz Memelileri AraÅŸtırma Grubu (SAD-DEMAG) olarak, Fethiye ilçesi Hisarönü beldesinde yeni bir yunus tesisinin yapılmaya baÅŸlandığını üzüntü ve kaygıyla öğrendik. Ülkemiz ÅŸu anda bulundurduÄŸu 11 yunus tesisi ile Avrupa'daki en fazla tesise sahip ülkelerin başındadır. Tesis sayısındaki hızlı ve sürekli artış
ile dünyada da ilk sıralardaki ülkelerdendir. Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde yaşayan yunus ve balinalar ile ilgili hala önemli bilgi eksiğimiz var iken yunus tutsaklığı konusunda en çok tepki çeken ülkelerden biri haline gelmiş olmaktan büyük üzüntü duyuyoruz.
Haberlerden bu yeni tesis için yunusların Kaş'taki tesisten getirileceğini ve yaz aylarını Fethiye'de geçirdikten sonra kış için tekrar Kaş'a götürüleceklerini öğrenmiş bulunuyoruz. Tamamen turizm hizmeti olarak tasarlanmış bu planda yunusların bir ticaret objesi olarak görüldüğü açıktır. Yunusların taşınmaları sırasında iç organlarının zedelenmesi, aşırı ısınma, stres gibi birçok zorluk yaşadığı bilinmektedir. Kaş'taki yunusların her yıl 2 kez yolculuk etmelerini öngören bu plan bir ticarethane olarak görülebilecek yunus tesislerindeki dramı bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Eğer yunuslar Kaş'tan getirilmeyecek ise yeni yunusların denizlerden avlanması (ulusal mevzuat ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere göre yunusların avı önünde ciddi maddeler vardır) ya da diğer ülkelerden ithal edilmesi gündeme gelebilir. İlgili ve sorumlu kurumları yeni canlı avlara ve yeni yunus ithalatlarına izin vermeme konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz.
SAD olarak üyesi olduğumuz "Yunus tutsaklığına son verilmesi için Avrupa ittifakı", Avrupa'da tutsak bulunan yunus ve balinaların, 1999/22/EC sayılı AB Direktifince öngörülen uygun yaşam ortamlarında bulunmadıklarına ilişkin görüşe sahiptir. Bu durum bu tesislerle ilgili kabul görmüş bir "Avrupa" ya da "dünya" standardının olmadığının kanıtıdır. Oysa Fethiye'de yapılacak tesis ile ilgili olumlu görüşlerini okuduğumuz kimi çevreler tesisin Avrupa standartlarında olacağından söz etmektedir. Ne yazık ki ülkemizde yunus ve balinaların tutsaklık koşullarıyla ilgili özel bir yönetmelik bile yoktur. Bu durumda yeni yapılacak tesisin sahip olacağı "standartlar" şimdiden kaygı vericidir. Yeni yunus ölümleri meydana gelmesi durumunda konu çok daha can sıkıcı şekilde gündeme gelecektir.
Yunus ve balinaların, tutsaklıkta birçok nedenden dolayı sağlıklarını yitirdikleri, özgür hemcinslerine göre daha kısa yaşadıkları biliniyor. Geçtiğimiz aylarda Alanya'daki bir tesiste peşpeşe 4 yunusun ölmesi bizler için bu bilinen gerçeğin ne yazık ki bir kez de ülkemizde vuku bulan tatsız olaylarla doğrulanması anlamına gelmiştir. Fethiye'de kurulacak yeni tesis için bir yerden getirilecek ya da avlanacak yunuslar da benzer dramı yaşayabilirler. Fethiye'deki tesiste yunuslarla yüzme ve yunusla terapi programlarının yapılacağı, bu tesislerin en çok İngiliz turistlerin ilgisini çektiği yazılmış. Bilimsel olarak kanıtlanmamış yunusla terapi programı ve insan merkezli bir eğlence olan ve uzmanlarca yalnızca tutsaklık ortamında değil doğada bile yapılmaması gereken bir aktivite olarak gösterilen yunuslarla yüzmek için ülkemiz yunus tesislerinin sayısını 12'ye çıkarmakta kararlı mıdır? İngiliz turistlerin sağlayacağı döviz, yunusların yaşadığı dramı, hasta insanlarımızın yunus terapisine boş yere yüklü miktarda para vermesini ve umut bağlamasını, yunuslarla yüzecek insanların hastalık kapma ve yaralanma riskini ve ülkemizin yaban hayat koruması karnesine yazılacak yeni bir olumsuz durumu önemsiz kılacak kadar değerli midir? Birçok kültürel ve doğal zenginliğe sahip ülkemizin doğaya ve insana saygılı bir turizm anlayışına sahip olduğunu kanıtlar biçimde yeni yunus tesislerinin yapımına karşı durmasını talep ediyor, varolan tesislerle ilgili olarak da ivedi bir şekilde özel yönetmelik hazırlanmasının gereğinin altını çiziyoruz.
Tutsaklık konusunda ayrıntılı bilgi için SAD-DEMAG ın "Çok Sevdiğimiz (!) Yunusları Havuza Kapatınca..." isimli yazısını okuyabilirsiniz.
Daha detaylı bilgi için: Fethi BENGİL SAD-DEMAG Koordinatörü Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız |