Geçmişi Belgelemek Geleceği Korumak
SUALTI ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ
Anasayfa
SAD Hakkında
Üyelik
Araştırma Grupları
Haberler
Bağlantılar
İletişim
Dosya Gönder/Al
SAD Foto Galeri
SAD Üye Girişi
Anasayfa arrow Araştırma Grupları arrow DEMAG arrow 15 Şubat 2008 Basın Duyurusu
15 Şubat 2008 Basın Duyurusu E-posta
Yazar Harun Güçlüsoy   
Cuma, 15 Şubat 2008

 Japonya'nın kanlı yunus katliamına Türkiye'den destek!!!

Sualtı Araştırmaları Derneği, Deniz Memelileri Araştırma Grubu (SAD-DEMAG) yaptığı araştırmalar sonucunda, Japonya'da vahşi av yöntemleri takip edilerek canlı yakalanmış 12 yunusun ülkemize getirildiğini ortaya koydu. Küresel ölçekte birçok tehdit yüzünden ciddi yaşam savaşı veren yunusların "canlı yakalanmaları", Dünya Koruma Birliği (IUCN)'nin 2002-2010 Yunus ve Balinaları Koruma Planı'nda da belirtildiği gibi kasti öldürmeyle eş kabul edilecek kadar büyük bir tehdittir.

wdcspg7-web.jpgÜlkemizin taraf olduğu CITES sözleşmesinde (Soyu tehdit altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme) taraflar, türlerin hem mevcut hem de gelecek kuşaklar için korunmasının zorunlu olduğunu kabul eder. Bu sözleşmenin 4. Maddesine göre "ihracatın, söz konusu türün soyunun devamına zarar vermemesi" ve "Canlı örneğin yaralanma, sağlık bakımından zarar görme ve zalimce davranışa maruz kalma rizikosunu en aza indirecek şekilde hazırlanması ve sevk edilmesi" gerekmektedir. Bu yunusların düzenli nüfus sayımları yapılmayan bir bölgeden, zalim bir ava tanık olarak ithal edilmeleri,14 saatlik zorlu uçak yolculuğunda haberlere de yansıyan şekilde zarar görmeleri, hem CITES ‘in yukarıda sözü edilen maddelerine, hem de Hayvanları Koruma Kanunu'nun amaç ve ilkelerine aykırıdır.

Balina ve Yunusları Koruma Derneği'nin (WDCS) bir raporunda1 Japonya'da her yıl yaklaşık 22,000 yunus ve balinanın öldüğü "sürü avı" denilen bu çok vahşi yöntemin, dünyadaki yunus tesislerinin büyük miktarda para karşılığı yaptıkları "canlı yunus" talepleri nedeniyle sürdüğü belirtilmektedir. Japonya'dan ithal edilen yunuslar, bu kanlı avda can cekişerek öldürülen aile bireylerinin arasından "genç ve sağlıklı" oldukları için insanları "tedavi etmek" ve eğlendirmek için seçilmiş yunuslardır. Yunusların canlı av, taşınma ve tutsaklık sırasında ölüm oranlarının çok yüksek olduğu bilinmektedir.

Bu travmaları yaşayan "tutsak" yunusların kimseyi tedavi edebilecek kadar sağlıklı olamayacağı kimi tesislerde stresten birbirini yaralayan yunus vakalarından da anlaşılabilir. Tedavi ettiği bilimsel olarak kanıtlanmamış "yunus terapi" programlarının yunuslar yanında hasta aileleri de maddi ve ruhsal yönden sömürdükleri tüm dünyada kamuoyunu kaygılandırmaktadır.2 Bu tesislere giden herkesin denizlerden - üstelik de vahşi yöntemlerle - yeni yunusların alınmasına ve öldürülmesine katkı vermiş olacaklarını bir kez daha hatırlatıyor, yunuslarla etkileşimin bulaşıcı hastalık ve ciddi yaralanma riski içerdiği uyarımızı da tekrarlıyoruz.

wdcspg25-web.jpgÜlkemiz yetkililerinin 2007 yılında kendi sularımızda izin verdikleri canlı yunus avından sonra bu kez Japonya'dan canlı yunus ithal ederek bu katliamın sürmesine katkı vermesini, ülkemizin doğal kaynakların koruması adına attığı adımları ciddi şekilde zedeleyen talihsiz bir tutum olarak kınıyoruz. Yetkililerden meşru olmayan gerekçelerle alınan bu gibi izinlerin bir daha tekrarlanmamasını talep ediyor ve tesislerde bulunan yunusların tutulma koşullarını düzenleyecek ve bilimselliği kanıtlanmamış yöntemlerin maskesi altında sömürülmelerinin önüne geçecek kuralları bir an önce uygulayarak kamuoyunun bilgisine sunmalarını ümit ediyoruz.

Fotoğraf kredileri: ©WDCS

Ekler:

http://www.drivenbydemand.org/

http://www.wdcs.org/dat

Daha fazla bilgi için;

Özgür Keşaplı Didrickson
SAD-DEMAG Koordinatörü
0533 6354099
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 
< Önceki   Sonraki >

Site Haritası
Kıyı Günü
Sualtı Sanal Müzesi

Sahil Keşif
www.sahilkesif.org